30 Kasım 2015 Pazartesi

Bireysel Okuma ve Ön Araştırma Basamakları


Dilara Kahyaoğlu 2007


Bireysel Okuma ve Ön Araştırma Basamakları

1. ilk okuma: Metni(leri) önce çok dikkatli bir şekilde baştan sona okuyunuz. Başkaca bir şey yapmayınız.
2. sözcük çalışması: İlk okuma bittikten sonra metni tarayınız. Bu işlem sırasında hiç bilmediğiniz ve bağlamdan da (o cümleden, alt cümleden, üst cümleden, paragrafta işlenen görüşten…) anlamını çıkaramadığınız kelimelerin altını çizip,  sözlükten anlamlarını bulup, çalışma  sayfasının ilgili bölümüne yazınız.
3. bölümlere ayırma, isim verme: Sözcük çalışması bittikten sonra metni bir daha ve çok dikkatli okuyup, okurken üzerinde tartışınız/düşününüz. Daha sonra metni kendi içinde bölümlere ayırınız ve her bölüme içeriğe uygun bir kavram, bir simge veya birkaç kelimeden oluşan tematik bir isim veriniz. Burada paragraflardaki ana fikirler  yol gösterici olacaktır ama her zaman değil. Bazı paragraflar uzun olur ve onları bölmek gerekir. Bu nedenle satırlara bir sayı vermek yerinde olacaktır.
4. özet/derleme: İki kaynakta (bu çalışmada iki kaynak vardı) yer olguları ve kavramları, genellemeleri kullanarak bir özet yazınız. O fikirleri hangi kaynaktan aldıysanız  parantez içinde belirtiniz. Kendi sözcüklerinizle yazılamayacak değerde, önemde, güzellikte vb, bulduğunuz kısımları aynen alıp, tırnak içinde yazıp ya dip not olarak ya da parantez içinde nereden aldığınızı gösteriniz.
5. temel fikir yazma: İki kaynağı da kullanarak ulaştığınız temel fikri(leri) kendi cümlelerinizle yazınız. Bu bölüm sizden izler taşır, sizin algınızı, yaklaşımınızı yansıtır.
6. araştırma sorusu bulma: Temel fikirden yararlanarak bir araştırma sorusu bulunuz. Bütün bu okuduklarınızdan yola çıkarak neyi merak ettiniz? Neyi araştırmak istiyorsunuz? Bu soru, içinden alt soruların üreyebileceği kadar geniş olmalı ama bu genişlik temel fikirle örtüşmelidir.

7. alt sorular oluşturma: Araştırma sorusunun alt sorularını oluşturun. Ana soru hangi soruları akla getiriyor?  Ayrıntılar? 



bireysel okuma ve ön araştırma basamakları çizelgesi

1. sözcük çalışması: (Araştırılan kelimeler ve anlamları)
….
….

2. bölümler ve isimleri  (İki metinden de ulaşılan bölümler ve verilen isimler)

A METNİ (A metni ne diyor, alıntılar, fikirler, vurgu noktaları…)

a.I.paragraf (1-8): Köleliğin ve kölenin tanımı. (örnek)
b.(9-22):                        …..….

B  METNİ (B metni ne diyor, alıntılar, fikirler, vurgu noktaları…)

a. I.paragraf (1-10): Köleliğin tanımı (örnek)
b. (11-20):                İlk köle ticaret yolları (örnek)

3. özet /derleme: …     A + B (+ C + D)  =   (Bütün metinlerin yaratılan bölümlere dağıtılmış  özeti, önemli alıntılar…)

4.temel fikir: (okuma ve inceleme sonucu akılda kalan, konunun sizce özünü oluşturan, işin esası olduğunu düşündüğünüz  fikir veya fikirler, kilit kavramlar, seçilmiş olgulardan oluşan genellemeler, kavramsal çerçeve. Vb.)
           

5. araştırma sorusu: (Neyi araştırmalıyım? Burada en önemli soru nedir? Kafama neler takıldı? Neyi en çok merak ediyorum? …)
…..

6. alt sorular: (Yukarıdaki soruya bağlı alt sorular nelerdir? Daha basit sorular, ayrıntılar…)
…..


NOT: Bu çalışmayı 20. YÜZYIL DÜNYA VE TÜRKİYE TARİHİ ÖĞRETMEN KİTABI için hazırlamıştım. Burada bireysel okuma ve ön araştırma için adımlar konusu anlatılmaktadır ama gerçekte içerik açısından uygun olan her türlü konu için kullanılabilir.


Yazar adı belirtilmeden kullanılamaz, alıntılanamaz.













Genellemelere Dikkat! Eleştirel Düşünmek İçin...


Dilara Kahyaoğlu 2007


Genelleme ve Eleştirel Düşünme Becerileri

         Olayların veya olguların sergilediği düzenlilik ya da ilişkileri ortaya koyan tümel, külli önerme. (FTS, Paradigma)

Tarih disiplininde genelleme; olguları araştırma, toparlama, seçme, düzenleme aralarında ilişki kurma ve kavramsallaştırma sonucu oluşan bir önermedir. Bu önerme en nihayetinde bir tarihçinin görüşüdür. Bu nedenle genelleme olarak karşımıza çıkan önermeleri iyi analiz etmek gerekir. Böyle bir analiz aynı zamanda “eleştirel düşünme becerileri”nin bazı basamaklarının uygulanması anlamına gelir.

Bir metnin, eleştirel düşünme becerilerini kullanılarak analiz edilmesi

1.Olgu olarak karşımıza çıkanlar, sunulanlar, gerçekten olgu mu? Yoksa bir görüş, bir yorum mu?
2.Olgular çok sayıda arşiv belgesi tarafından destekleniyor mu? Yoksa sadece bir iki kaynaktan mı alınmış? O kaynaklar nedir?
3.Olguların elde edildiği kaynaklar güvenilir mi?  Neden evet, neden hayır?
4.Farklı kaynaklar  bu konuda ne diyor? Karşılaştırma yapılmış, sonuçları alınmış  mı, bunlar yayımlanmış mı?
5.Hangi temel kaynaklar ihmal edilmiş?
6.Hangi olgular dışarıda bırakılmış? Araştırma ne kadar kapsayıcı?
7.Olgulardan yola çıkılarak oluşturulmuş kavramlar ve kavramsal çerçeve; kullanılan olguların ortak özelliklerini yansıtıyor mu? Kapsayıcı mı?
8.Sonuç olarak yapılan genellemeler, olgular ve kavramlardan hareket ederek mi oluşturulmuş? (tümevarım).
9.Tersten bakarsak; genellemeyi destekleyen veriler nelerdir? Kanıt olarak kullanılan olgular gerçekten  (tümdengelim) genellemeyi destekler nitelikte mi?....

genelleme örnekleri

 *Tarih de dahil tüm toplumsal bilimler aynı şekilde evrim geçirmişlerdir. (Braudel,  Tarih Üzerine Yazılar, İmge, s. 26)

*Büyük felaketler her zaman gerçek devrimlere yol açmazlar, ama onları haber verirler ve her zaman da dünyanın düşünülmesine  veya daha doğrusu yeniden düşünülmesine olanak yaratırlar. (Braudel, Tarih Üzerine Yazılar, imge, s. 27)

*Üçüncü Dünya denilen ülkelerde değişik üretim biçimleri bir arada bulunmaktadır; ancak temelde burada da kapitalist üretim biçimi egemendir. (E.H.Carr, J.Fontana, Tarih Yazımında Nesnellik ve Yanlılık, İmge, s. 43)


*Bir de şu tür genellemeler var: “Tarih tekerrürden ibarettir.” Bu genelleme sizce doğru mudur?

Örnek: Sanayi Devrimiyle ilgili olarak hazırlanmıştır.



Dikkat! Bu genellemeyi desteklemek için tekrar olgular yumağımıza döneriz. Ve bu genellemeyi destekleyen olgular var mı? Neler? Nicelik ve niteliksel olarak elimizdeki veriler neler... vb. (tümdengelim)


NOT: Bu çalışmayı 20. YÜZYIL DÜNYA VE TÜRKİYE TARİHİ ÖĞRETMEN KİTABI için hazırlamıştım. Burada eleştirel düşünme becerisi anlatılmaktadır ama gerçekte içerik açısından uygun olan her türlü konu için kullanılabilir.


Yazar adı belirtilmeden kullanılamaz, alıntılanamaz.



Kavram Haritası ve Kavram Yanılgıları Nedir?


Dilara Kahyaoğlu 2007


KAVRAM NEDİR?

“Konu olduğu olay, olgu, süreç veya nesnelerin ortak özelliklerini yansıtan, yahut bunlar arasındaki ilişkilerle ilgili genel bir fikir veren ve görüngülerin sınıflandırılmasını sağlayan, genellikle kelime ya da kelime grubundan oluşan soyut ifade”dir (Sosyal Bilimler Sözlüğü, Vadi Yayınları).
 Bir nesnenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, nosyon…
 Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, nosyon… (http://www.sozluk.net/index.php?lang=tr&word=kavram&dil=turk)

Kavram oluşturma genellemeye dayanır. Kavramlar, soyut veya somut şeyleri ifade edebilir. “Kuş” bir kavramdır. Uçan ve kanatlı bütün canlılara kuş denir. Açlık, ölüm, savaş da birer kavramdır. Her kavram insan zihnindeki bir tasarımdır ve hiyerarşik bir yapılanma içinde bulunur.

kavramsal çerçeve
“Birden fazla kavramın belirli bir iç mantıkla bir araya getirilmesi ile oluşturulan, içinde yer alan kavramlara ve kavramlararası  ilişkilere, kendi mantık örüntüsü ve bütünlüğü çerçevesinde anlam veren kavram kümesi.” (Sosyal Bilimler Sözlüğü, Vadi Yayınları).



önemli
KAVRAM YANILGILARI (misconceptions)

Kavram  yanılgıları; genellikle insanların anlamakta güçlük çektikleri kavramları  anlamlandırabilmek için  kabul gören anlayıştan  daha farklı bir şekilde yorumlamalarından, kavramları farklı bir model, alternatif bir model  içine yerleştirmelerinden ileri gelir  Bu durum öğrenmenin önünde bir engel oluşturur. Ve böylelikle kavramın içeriğini yeniden tanımlama ve onu farklı  bir  zihinsel işleme tabi tutma engellenir. Kavram yanılgıları  inanç düzeyine kadar sıçrayabilir, o zaman  onları değiştirmek hiç de kolay değildir.

Bu durumun çeşitli nedenleri olabilir.
*Dinsel, siyasi, geleneksel, “efsanenevi” öykü, inanç ve ideolojilerden dolayı o kavramın içeriği farklı algılanmış, algılatılmış; dolayısıyla farklı tanımlanmış ve zihindeki farklı bir dosya içine yerleştirilmiş olabilir. (anakronizm ve resmi söylem)
*Zamanında anlaşılamayan boşlukta kalan bir şey,  süreç içinde farklı anlamlandırılmış, tanımlanmış olabilir. (bilgi eksikliği)
*Erken yaşta, anadili dışında –hakim olmadığı- farklı bir dilde yapılan eğitim süreci buna yol açmış olabilir. 
*Anadilinin inceliklerine hakim olamama sonucu oluşan dil yanılgıları buna yol açmış olabilir.
*Okulda (veya…) yanlış bir içerik ve bağlam içinde öğretilmiş/öğrenilmiş olabilir. (yanlış veya eksik öğrenme/öğretme)

örneğin (karşılaştığım örneklerden seçilmiştir)

*“Yurttaşkavramının, bireylerin devlete karşı görevleri  ile tanımlanması
*Sosyal Güvenlik Sisteminden  polis ve jandarma teşkilatının anlaşılması
*Parlamentonun, Büyük Millet Meclisi ile  eş değer bir anlam içerdiğinin bilinmemesi
*Devlet  başkanı denince akla  ABD başkanının gelmesi, cumhurbaşkanının  akla gelmemesi
*Demokrasi ile cumhuriyetin aynı şekilde tanımlanması, eşdeğer tutulması
*Divan-ı Hümayun ile kurultayın ve hatta meclisin aynı şey olduğunun düşünülmesi

*Dört Halife Devri’ndeki halifelerin şimdiki “seçimlere benzer bir şekilde işbaşına geldiğinin zannedilmesi… Bu aynı zamanda anakronik bir yaklaşımdır. Bkz. https://tr.wikipedia.org/wiki/Anakronizm)

KAVRAM HARİTASI (Novak, Gowin 1983; concept mapping)

 Bir kavram haritası,  belli başlık veya tema ile ilişkili kavramların birbirleriyle ilişkisini gösteren  bir şemadır. Öğrenme, öğrencinin kendi çabası ile oluşur. Öğrenci kendi başına veya başkalarıyla birlikte kavramları düşünebilmeli ve onları ilişkilendirebilmelidir. Bu nedenle daha çok etkin öğrenme için kullanıldığı gibi ölçme ve kavram yanılgılarını saptama da dahil olmak üzere öğrenme süreci içinde bir çok olanak  sağlamaktadır.

Nasıl oluşturulur?
*Kavramlar listelenir. Özel adlar gibi kavram olmayan sözcükler listeye alınmaz.
*En genel, kapsayıcı olan kavram merkeze yerleştirilir veya belirginleştirilir. Bu bir tematik başlık da olabilir.
*Kavramlar en kapsayıcı olandan, en az kapsayıcı olana (soyuttan somuta) veya  ilişkinin gerektirdiği akışa göre sıralanabilir. (örnek 2 ve örnek 3)
*Kavramlar,  ilişkiler hiyerarşisine  uygun olarak  ana başlık etrafına yerleştirilerek şema oluşturulmaya başlanır.
*Kavramlar arasındaki ilişki ok ile belirtilir.
*Okların üstüne ilişkinin niteliğini belirten tamamlayıcı kelimeler yazılabilir. Bunlar daha çok cümlede yüklem görevini üstlenen kelime ve kelime öbekleridir.  Böylece ilişkinin hangi bağlamda kurulduğu açık bir şekilde belirtilir. Bu sözcüklerle birlikte kavram haritası cümle cümle okunabilir bir duruma gelir.

Örnek: Sanayi Devrimini betimleyen kavramların ilişkilendirilmesi


NOT: Bu çalışmayı 20. YÜZYIL DÜNYA VE TÜRKİYE TARİHİ ÖĞRETMEN KİTABI için hazırlamıştım. Burada kavram haritası yapma tekniğini anlatılmaktadır ama gerçekte içerik açısından uygun olan her türlü konu için kullanılabilir.

 Yazar adı belirtilmeden kullanılamaz, alıntılanamaz.


Hatırlamak, Hatırlatmak, Farkındalık sağlamak


Dilara Kahyaoğlu 2007



Birlikte Hatırlama

Serbest çağrışım tekniğine benzemekle beraber aynı şey değildir. Çünkü bu çalışma, serbest sözcüğüne tam olarak uygun düşmemekte,  öğrenciden belli bir konuyla ilgili hatırladıklarını söylemesi istenmektedir.
Süre beş dakika ile on dakika arasında olabilir veya tahtanın her tarafı dolana kadar yapılabilir. Öğretmen sınıfı yönetirken iki öğrencinin de söylenenleri tahtaya yazmak üzere sorumluluk alması iyi olacaktır. Yoksa bilgi akışı ve kaydı hızlı bir şekilde işlemez. Hızlı yapılması belli bir dinamiklik kazandırmak içindir. Yoksa hiçbir şeyin anlaşılmadan geçilip gidildiği, amacın sadece hız olduğu bir durumdan söz edilmemektedir. Amaç hatırlamak, hatırlatmak ve farkındalık sağlamaktır  tam da bu nedenle birlikte, sınıfça  yapılır. Çünkü bir öğrencinin hatırladıkları başka bir öğrenciyi etkiler, unuttuğunu zannettiği şeyler aklına gelebilir.
Bu teknik bireysel olarak da uygulanabilir ama o zaman onun adı, birlikte hatırlama olamaz. Ama amacımız sınıfın değil de tek tek öğrencilerin durumlarını saptamak ise; o zaman bu hatırlama çalışmasını bireysel (ne biliyorum?) yapmak gerekir.
Bu çalışmadan önce aynı çalışmayı öğretmen de yapabilir. Fransız Devrimi ile ilgili önemli kavram, olgu, olay veya sürece dair neler en temeldir? Neler olmazsa olmaz? Bu saptamalar bir zihin haritası ile de ifade edilebilir.
Sınıf içi hatırlama çalışması sonucunda öğretmen kendi elindeki listeyle, sınıf içinde çıkan sonuçları karşılaştırabilir ayrıca bunu öğrencilerle de paylaşılabilir. Bundan sonra  neler yapılabileceği konusunda karar verilir.

NOT: Bu çalışmayı 20. YÜZYIL DÜNYA VE TÜRKİYE TARİHİ ÖĞRETMEN KİTABI için hazırlamıştım. 

 Yazar adı belirtilmeden kullanılamaz, alıntılanamaz.



Küçük Grup Çalışması Nasıl Yapılır?


Dilara Kahyaoğlu 2007



Küçük Grup Çalışması Yöntemi
Sınıfın dört, beş veya altı kişilik (duruma göre daha fazla da olabilir ama ideali dört veya beş kişidir) gruplara bölünerek kısa süreli çalışmalar yapmasıdır.
Eğer bütün sınıfı çalıştırmak ve görüşlerini almak istiyorsak,  kullanışlı bir yöntemdir. Böylelikle öğrencilerin etkileşim içinde çalışmaları sağlanır, grup içinde birbirlerinden öğrenir, birlikte soru oluşturabilir, ürünler ortaya koyabilirler. Ayrıca zamandan tasarruf  sağlanır, grup sunumları ile  görüşlerini birbirlerine anlatır ve hedefi belli  sınıf  tartışmaları yapma olanağı da yaratılmış olur.
 Bu çalışma sırasında grup üyeleri çeşitli yöntemlerle oluşturulabilir

*rastgele oluşturma
Örneğin 30 kişilik bir sınıfta altı kişiden oluşan beş tane grup oluşturulacaksa, öğretmen herhangi bir öğrenciden başlayarak, tek tek her bir öğrenciye birden altıya kadar numara/renk söyler veya kura çektirir. Bu arada sınıfın sıra veya masaları  karşı karşıya gelecek şekilde düzenlenmiş olmalıdır. Sınıf mevcudu altı gruba uygunsa bu durumda grupların çalışması için altı masa veya sıra kümesi bulunmalı, çalışma masalarının kaç numaralı/hangi renk  masa olduğu da belirlenmelidir. Buna göre “1” sayı kendisine düşmüş olan altı tane öğrenci, “1” numaralı masada toplanır, iki numaralı öğrenciler de iki numaralı masada vb.

*farklı öğrenen öğrencileri dikkate alarak grup oluşturma
Öğrencilerden bazıları çeşitli nedenlerle grup çalışmalarında aktif rol alamayabilir. Bunların gözlenip, saptanarak uygun tedbirlerin alınması lazımdır.
örneğin:
Akademik ve kişilik özellikleri (vb.) benzer durumda olan öğrenciler bir araya getirilebilir. Bazı öğrenciler; “etkin” bir karaktere sahip veya “bilen” öğrenci(ler)nin bulunduğu  ortamda rahat değillerdir ama kendilerini diğer grup arkadaşları ile eşit durumda gördükleri ortamda çekinmeden birlikte çalışmaktadırlar. Böyle durumlarda grupları öğretmen oluşturur.

Diğer yandan, birikimi ve ilgisi yüksek öğrencilerin (“etkinler” ve “bilenler”) bir araya gelmesi onları büyük keşiflere doğru sürüklemekte, yaratıcılıkları üst düzeye fırlamakta ayrıca bundan büyük zevk de almaktadırlar.

Bazen; yalnız çalışmak veya ikili çalışma yapmak isteyenlere izin vermek gerekebilir.

Burada önemli olan bütün bir sene boyunca aynı taktiği uygulamamak, öğrencilerin birlikte çalıştıkları grupları her etkinlikte veya yeni bir tema işlenirken devamlı değiştirmek, öğrencilerin her türlü ortamda deneyim kazanmalarına yardımcı olmaktır.

sorunlar ve taktikler…
Öğrencilerin bazısı kesinlikle yalnız çalışmak ister, grupla çalışmaktan zevk almaz. Veya grubun  bileşimi bazılarının çok çalışmasına, bazılarının hiçbir şey yap(a)mamasına  yol açabilir. Bu durumda sözcünün çalışma sonunda kura ile belirlenmesi yöntemi oldukça işe yaramaktadır. Kimin grup sözcüsü olacağının işin başında bilinmediği bir ortamda daha randımanlı çalışmalar  yapılmaktadır yani gerekiyorsa grup sözcüsünü  öğretmen de saptayabilir.

 Küçük grup çalışması portföyümüzde olması gereken yöntemlerden sadece biri olarak kabul edilmeli ve uygun durumlarda kullanılmalıdır. Bütün etkinlikler sadece küçük grup çalışması yöntemi ile yapılamaz. O zaman bazı bireylerin kaybedilme riski vardır.


NOT: Bu çalışmayı 20. YÜZYIL DÜNYA VE TÜRKİYE TARİHİ ÖĞRETMEN KİTABI için hazırlamıştım.

 Yazar adı belirtilmeden kullanılamaz, alıntılanamaz.


Zihin Haritası Tekniği İçin Örnek Bir Çalışma



Dilara Kahyaoğlu 2007


Zihin Haritası Tekniği ile Bir Kitabın Genel Hatlarının Keşfedilmesi

Bölüm, alt bölüm, ana metin ve yan metin başlıkları dikkate alınarak kitabın zihin haritası oluşturulur ve harita üzerinde çeşitli çalışmalar yapılır.

I. Adım (sınıf çalışması: bütün sınıf üyeleriyle birlikte yapılır)

Zihin Haritası Nedir?
Öğretmen birkaç örnek dağıtarak ve/veya tahtaya yaparak; zihin haritasının ne olduğunu, amacını kısaca anlatır.

zihin haritası tekniği ( mind map/ mind mapping)
İngiliz psikolog Tony Buzan tarafından 1960’lı yıllarda yaratılmış bir tekniktir. Zihin haritasında,  birbiriyle ilişkili, belli bir ağ ve akış içinde bulunan “bilgi”ler tek bir sayfa üzerinde grafiksel bir tasarım olarak gösterilmeye çalışılır. Kavram haritasından farklı olarak; sadece kavramları, ilke ve genellemeleri kullanma zorunluluğu yoktur. Kavram, olgu, özel isim vb.,  arasındaki ilişkiler öncelikli olanlardan başlayarak belli bir  hiyerarşi içinde gösterilir. Ana başlıklar, onlara bağlı alt başlıklar, onlara bağlı örnekler gibi…. 

II. Adım (bireysel çalışma)

Zihin Haritası Tekniğiyle 20. Yüzyıl Dünya ve Türkiye Tarihi Kitabı’ndaki Tematik Akışın Belirlenmesi (örnek 1)

yönerge
“Kitabın içindekiler bölümünde yer alan bölüm  ve onlara bağlı alt bölüm, ana metin ve yan metin başlıklarını  kullanarak bir zihin haritası yapınız. Bunun için “içindekiler” bölümünden yararlanabilirsiniz.”
malzeme
*Büyük boy kağıt (saman veya beyaz A4 kağıtları birbirlerine yapıştırılarak  da yapılabilir).
*Renkli kalem veya boyalar
dikkat!
*Burada öğrencinin değil, kitabın zihin haritasını yapıyoruz.
*örnek 1’de bulunan zihin haritasının tamamını  öğrenciye göstermemek gerekir. Ama başlangıç için küçük bir bölümünü,  yol göstermek, tekniği öğretmek amacıyla tahtaya yapmak gerekebilir. Özellikle ilk kez zihin haritası yapılıyorsa.
*Öğrencinin işi yarım kalırsa geri kalan bölümü evde de tamamlayıp getirebilir.

örnek 1:     20. Yüzyıl Dünya ve Türkiye Tarihi  Kitabı’nın Tematik Akışı



III. Adım (küçük grup çalışması)
Sorular Yardımıyla Zihin Haritasının Analizi
Gruplar oluşturulur. Herkes hazırladığı zihin haritalarını ortaya koyar, soruları birlikte tartışır ve ortak bir yanıt listesi hazırlar.

soru önerileri
*“Kitabın yazarları, 20.Yüzyıl Dünya ve Türkiye Tarihi kitabını neden 19.Yüzyıl ile başlatmış olabilirler?” Hazırladığınız zihin haritasında kullanılan başlık ve alt başlıklardan yaralanarak fikir yürütmeye çalışınız.


*Türkiye ile ilgili olan bölümleri inceleyiniz. Sadece başlıklardan yola çıkarak düşününüz: “Türkiye ile ilgili olarak hangi konular üzerinde durulmuştur?” Fikir yürütmeye çalışınız…


IV. Adım: (sınıf çalışması)
Sunumlar… Gruplar sunumlarını yapar, vardıkları sonucu açıklar.

V. Adım: (bireysel çalışma)
Zihin Haritasıyla Bireysel Birikimin Ölçülmesi

Aşağıdaki gibi veya benzer sorular yardımıyla öğrenciler hazırladıkları zihin haritası üzerinde çalışırlar, böylelikle sınıfın ve bireylerin birikimi ölçülür  aynı zamanda  içerikle ilgili farkındalık yaratılır.  (örnek 2)

soru önerileri ve yönergeler
*“Başlıklara bakınız: Bunlardan hangilerini daha önceden hiç duymamıştınız? Bir renk seçerek  o başlıkların/sözcüklerin etrafını çerçeveleyiniz.”
*“Hangilerini çok iyi bildiğinizi düşünüyorsunuz?.” Başka renk bir kalemle o sözcüklerin/başlıkların etrafını çerçeveleyiniz.
*“Hangilerini daha önceden şöyle-böyle duymuştunuz? Başka renk bir kalemle o sözcüklerin/başlıkların etrafını çerçeveleyiniz.”
*“Bölüm başlıkları ve onlara bağlı alt başlıklar size neler çağrıştırdı veya neleri hatırlattı? Aklınıza gelen sözcükleri/temaları ilgili bölüme zihin haritasını tamamlayacak şekilde dallar çıkartarak,  farklı renkte bir kalemle işleyiniz.”
*“Sizin ekledikleriniz de dahil, zihin haritasında yer alan her şeyi inceleyiniz. Bunlardan hangilerini en çok merak ediyor, öğrenmek ve araştırmak istiyorsunuz? Farklı renkte bir kalemle etraflarını çerçeveleyiniz.”
*“Zihin haritasının altına, renklerin ne anlama geldiğini açıklayan bir harita kılavuzu (lejant) hazırlayınız.”


Örnek 2     Zihin Haritası Üzerinde Özel Çalışmalar…




çalışmanın amacı
Yukarıdaki  çalışmanın ürünü olan üzerinde çalışılmış  zihin haritalarının ya orijinalleri ya da fotokopileri öğrencilerden toplanıp incelenmeli hatta saklanmalıdır. Çünkü:
        
*Öncelikle öğretmenin sonucu görmesi ve değerlendirmesi önemlidir. Sınıf neler biliyor? Kim ne biliyor? Neleri  az biliyor veya hiç bilmiyor(lar). Kimler nelere meraklı? Neleri öğrenmek, araştırmak istiyor(lar)? Sınıfın, en çok merak ettiği konular neler? Veya belki hiçbir şey… Bütün bunlar sınıfın öncelikle “bilgi” birikimini sonra da merak konusundaki durumunu ölçmek için işe yarayacak, bundan sonraki çalışmalar için öğretmene yol gösterecektir. Sınıfın ve bireylerin ihtiyacına uygun planlar yapmak için bu tür çalışmalar çözüm olabilir.
*Ayrıca burada bireysel farklılıklara dikkat edilmesi de önemlidir. Kimileri çok az bilecektir ve hiç meraklı olmayacaktır. O zaman o öğrencilerle özel çalışma yapılabilir veya sınıf çalışmalarında belli bir taktik izlenebilir. Kimisi diğerlerinden ileri olacaktır. Onların  da yolunu açmak gerekir.
*Bir diğer önemli konu, zihin haritalarının saklanması ve dönem dönem özellikle de sene sonunda yeniden ele alınmasıdır. Sene sonunda yapılacak yeni bir zihin haritası ile bu ilk haritanın karşılaştırılması sonucu elde edilecek bulgular ile; öğrenci kendini, öğretmen tek tek öğrencilerini ve sınıfın genel durumunu, ayrıca kendini de değerlendirebilir. Ne biliyormuşum, şimdi ne biliyorum? Bu seneki kazancım şunlar olmuş veya sınıfın genel kazancı şunlar olmuş. Öğretmen olarak katkım neler olmuş? …


öğretmene notlar
Bu tip haritalar, bilgisayarda da yapılabilir. Ama sınıflarda elle yapılacaktır diye tahmin ediyorum. Bence doğrusu da, kolayı da  bu. Böylelikle öğrenci; elleriyle çalışarak, renkli kalemler kullanarak, zevk alarak bu işleri yapıyor. Eğer bireysel olarak işin içine gömülüyorsa, kitapla gerçekten baş başa kalıyor demektir. Bunun sonucu olarak;  yavaş yavaş hiç duymadığı  sözcükleri fark etmeye başlar veya bildiği sözcüklerle karşılaşır. Örneğin:  Türkiye bölümünde karşısına Yeşilçam, minibüs gibi sözcükler çıkacaktır. Lise öğrencisinin bunlara dair bir fikrinin olmaması mümkün değildir. Hatta bunların burada ne aradığını düşünecek, belki de öncelikle o bölümleri şöyle bir karıştıracaktır. Bu tür çalışmalar -yukarıda yazılanlar dışında– kitaba/konulara karşı belli bir yakınlık yaratıp, merak uyandırabilir.
Ben de örnek haritayı  yukarıdaki gibi elle hazırlamayı tercih ettim. Sınıflarda büyük kağıtlara yaptırmakta yarar var, örneklerden de anlaşılacağı gibi her şeyin birbirine karışma ihtimali çok yüksek ve küçük kağıtların üstünde
rahat çalışılmıyor.



NOT: Bu çalışmayı 20. YÜZYIL DÜNYA VE TÜRKİYE TARİHİ ÖĞRETMEN KİTABI için hazırlamıştım ama gerçekte zihin haritası yapma tekniğini anlatmaktadır, dolayısıyla uygun olan içeriklerde kullanılabilir. 



 Yazar adı belirtilmeden kullanılamaz, alıntılanamaz.







25 Kasım 2015 Çarşamba

Konuları İşlerken Hangi Yöntemlerden Yararlanacağız



Dilara Kahyaoğlu 1998-2001


KONULARI İŞLERKEN HANGİ YÖNTEMLERDEN YARARLANACAĞIZ? 


A- TARTIŞMA YÖNTEMİ

Bu, her zaman sınıflarda uygulamaya çalıştığımız “soru - cevap yöntemi” değildir. Burada öğretmen belirli durumları tartışmaya açar, bu konunun başında da olabilir, ortasında.....

Örneğin öğretmen  "Yaşam Hakkı” konusuna başlarken şu durumu ortaya atarak, tartışma açabilir.

“Devletin asıl işlevi insan yaşamını korumaktır. Her ne sebeple olursa olsun devletin insan öldürmesi kabul edilemez.”

Tartışma sırasında farklı soru türleri uygulamak iyi olur.
-Genel sorular (bütün sınıfa yöneltilen sorular)
-Doğrudan sorular (doğrudan seçilen kişilere yöneltilen sorular)
-Yansıtmalı sorular ( öğrenciden gelen bir soru üzerine aynı öğrenciye konuyu açıcı, öğrencinin çözülmesine yardımcı olacak yeni bir soru yöneltilir.)
-Aracılı sorular (öğrenciden gelen bir soru tekrar topluluğa yöneltilerek sınıfın  
 cevaplaması istenebilir.)

Yalnız doğrudan ve yansıtmalı sorularda dikkat edilmesi yararlı olur, bunlar öğrenciyi rahatsız edip, gerginliğe ve stres içinde dersi dinlemelerine yol açabilir.

B- KAYNAK KİŞİLERDEN YARARLANMA

Bazı konularda konusuyla ilişkili bir uzman kişi sınıfa çağrılabilir. Yalnız bu durumda öğretmen, önceden sınıfa, kaynak kişinin geleceğini söylemeli ve konuyu açıklamalı ve hedefi belirlemelidir. Ayrıca gelen kişi ile önceden amacının ne olduğunu açık ve seçik bir biçimde ortaya koyan ön bir görüşme yapmış olmalıdır.
Örneğin  “yaşam hakkı” konusunda biraz önce anlattığım yöntemle derse başladığımızı ve konuya ilişkin hukuksal bilgiler alma gereksiniminin doğduğunu düşünelim. Böyle bir aşamada sınıfa  bir avukat veya  hakim kaynak kişi olarak davet edilebilir.

C- KÜÇÜK GRUP OLUŞTURMA

Sınıf, küçük gruplara bölünür, verilen konunun grup içinde tartışılması istenir. Grupların vardıkları sonuç, seçilmiş  grup sözcüleri tarafından aktarılır ve değerlendirmesi yapılır.
Sınıflarımız buna uygundur, örneğin öndekiler geri dönerse hemen dört kişilik bir grup oluşabiliyor. Grup çalışması çok kısa süreli olabileceği gibi (5-10  dak), daha uzun süreli de olabilir. Hatta bir proje çalışmasını da kapsayabilir. Aynı şahısların aynı  gruplarda yer almamasına özen gösterilmeli bu konuda sınıfta belli bir sirkülasyon sağlanmalı, herkes herkesle yakın çalışma ve iletişim şansına sahip olmalıdır. Uzun süreli çalışmalarda, süreç gözlemcileri de seçilebilir, bunlar sadece tartışmaları izler ve not alır, daha sonra bu gözlemcilerin raporları sınıfta okunabilir, bundan amaç; tartışmaları, grup çalışmalarını, yakından takip etmek ve gözlemci öğrenci veya öğrencilerin de katkıları ile  grup çalışması üzerine tartışabilmektir. Gözlemcilerin grup çalışmasına müdahale hakkı yoktur. Grup sözcüsü çalışma sonunda kura ile de saptanabilir. Bu herkesin çalışması açısından çok yararlı bir yaklaşımdır.

Örneğin; “çevre hakkı” konusunda  gruplar “çevremizi nasıl güzelleştiririz?” konusunda bir proje hazırlayabilirler.

D-BEYİN FIRTINASI

Sınıfa veya gruba da  uygulanabilir verilen konuyu  bu yöntem ile tartışmaları istenebilir. Bundan amaç sınıftaki bütün fikirlerin, hatta en uç fikirlerin de çıkmasının sağlanmasıdır.  Uygulama esnasında yargı, eleştiri ve savunma yapılamaz, herkes sadece kendi fikrini söyler. Çıkan fikirler  tahtaya yazılır.  Bu yöntemde hayal güçlerini kullanmaları ve yaratıcı olmaları teşvik edilir. Seçenek üretmek için iyi bir yöntem. Kısaca amaç; tartışma değil sadece fikir üretmektir. Başlangıç için elbette. Daha sonra, ortaya çıkan görüşleri ele almak gerekir.

E- GÖRÜŞ GELİŞTİRME YÖNTEMİ

Ortaya ihtilaflı konular atılacaksa görüş geliştirmek amacı ile uygulanır. Sınıfın çeşitli yerlerine beş tane yönerge asılır.
“Kesinlikle katılıyorum”, “kesinlikle katılmıyorum”, “kararsızım”, “katılmaya eğilimliyim”, “katılmamaya eğilimliyim” gibi.
Örneğin sınıfa yönelteceğimiz ihtilaflı konumuz  “üniversiteyi bitirmeyenler milletvekili olmasın” olsun herkes uygun bulduğu yönergenin  altına gider ve öğretmen gruplara söz verir, tartışma sırasında fikrini değiştiren, yer değiştirir, sonunda kalabalığın nerede toplandığı önemlidir.

F- ALTI ŞAPKA YÖNTEMİ

Bu yöntemin amacı düşünce ve önerilerin  belirli bir düzen içinde sunulması ve sistematikleştirilmesidir. Bu yöntem öğrencilerin analitik düşüncesini geliştirir.

Şapkaların her biri ayrı bir renkle simgeleşmiştir.
*BEYAZ- net bilgiler  sayılar, kanıtlanmış veriler.
*KIRMIZI- duygular, ne hissettikleri.
*SİYAH- tehlike, riskler,  gelecekte doğabilecek problemler.
*SARI- iyimser, avantajlar, bu işin sağlayacağı yararlar.
*YEŞİL- yaratıcı, bu konuda değişik önerilerimiz neler olabilir.
*MAVİ- sonuçlar, durum çözülür, ne oldu, ne oluyor ve ne
olacak, geçmiş, şimdi ve gelecek, tartışmalar  ışığında değerlendirilir ve sonuca varılır.
Örneğin “tüketici hakları” bu yöntemle tartışılabilir.

Herkes aynı şapkayı giyer yani aynı çerçevede düşünmeye ve tartışmaya  çalışır. Böylelikle tartışma ayrıştırılmış bir şekilde  çözümlene çözümlene, adım adım ilerler.

G- YARATICI DRAMA

Örneğin “çatışma ve uzlaşma” konusunda sınıftan bir grup veya gruplar seçilerek, kendi yazdıkları bir metni  veya seçilen  belirli bir öyküyü canlandırmaları istenir. Derse “yaratıcı drama” ile başlanabileceği gibi uygun görülen bir anda da sahnelenebilir. Tartışma veya başka bir yöntemle konu devam eder.

  
Ayrıca;
*ANLATIM, kısa ve aralarda olursa daha iyi olur.
*ANKET UYGULAMA, FİLM VE SLAYT GÖSTERİMİ
*GÖZLEM YAPTIRMA VE YAZDIRMA
*GAZETE VE DERGİLERDEN RESİM HABER MAKELE TOPLAMALARINI İSTEME VE TARTIŞMA
*PROJELER HAZIRLATMA (örneğin duvar gazetesi)
*İLGİLİ KONUDA ÖYKÜ VE ROMANLARDAN BÖLÜMLER GETİRMELERİNİ İSTEME

Bunlar daha çok ödev bölümünde kullanılabilecek yöntemler de olabilir.

UYGULAMA SÜRECİNDE GÖZ ÖNÜNE ALINMASI GEREKLİ NOKTALAR

*İlk yıllar, eksiklik ve aksaklıklar mutlaka olacaktır, hiç düşünmediğimiz sorunlarla karşılaşabiliriz, bu durumun bilincinde olup esnek ve hazır olmalıyız.

 *YÖNTEM CURCUNASI OLMAMALI;  bir sürü yöntemden bahsettik, bu durum,  bütün yöntemlerin  tek bir konuda ardı ardına sıralanması anlamına gelmiyor. Amaç; uygun yöntemleri, uygun zamanlarda, yeteri kadar kullanmak.

*ÖĞRETMEN NE YAPACAĞINI BİLMELİ; konuların adım adım nasıl ilerleyeceği, hangi aşamalardan geçerek, hangi yöntemler kullanılarak, sonuca nasıl, ne kadar sürede  ulaşılacağı önceden tespit edilmelidir.

*ÖĞRENCİNİN HER ETKİNLİĞİ DEĞERLENDİRİLMELİ;
Sadece yazılı değerlendirmeler, böyle bir ders işleme tekniğinde tek başına yeterli olmaz, olmamalıdır. Öğrencini gerçekleştireceği her türlü etkinlik, davranış ve uygulamalar öğretmen tarafından bir not ile değerlendirilebilir.
(Bu durum aslında diğer derslerde de uygulanabilecek olan/uygulanan çağdaş bir değerlendirme yöntemidir.)
*UYGULANACAK YÖNTEMLER  KONUSUNDA EĞİTİM ALMAK YARARLI OLACAKTIR.
*SINIFLARDA GÜRÜLTÜ OLACAKTIR ÖNEMLİ OLAN GÜRÜLTÜNÜN NİTELİĞİDİR
*BÜYÜK KAĞITLARA, KARTONLARA, KALIN KEÇE KALEMLERE  İHTİYAÇ OLACAKTIR.

SONUÇ OLARAK ; ÖĞRENCİLERİN FARKLI HIZDA, FARKLI YOLLARDAN ÖĞRENDİKLERİNİN DE FARKINDA OLARAK ÇALIŞMAK GEREKİR.

BÖYLELİKLE,
ETKİN BİR ŞEKİLDE, BİREYSEL VE KOLLEKTİF BİLGİ ÜRETME SÜRECİNE KATILABİLEN, DÜŞÜNEN, GÖRÜŞ OLUŞTURABİLEN, KARAR VEREBİLEN, ARAŞTIRAN, AÇIK İLETİŞİM, SÖZLÜ ANLATIM BECERİLERİ GELİŞMİŞ, BUNLARI YAPARKEN ZEVK ALAN ÖĞRENCİLER YETİŞEBİLECEĞİNİ UMABİLİRİZ. 

 Yazar adı belirtilmeden kullanılamaz, alıntılanamaz.